Projeler

Türk Medyasındayız!

GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesi kamuya malolmuştur. Türk medyasının övgüyle söz ettiği GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesi ulusal medyada halkımıza tanıtılarak, bu projeye katılmaya davet edilmiştir. Yaşlanma süreçlerini ve yaşlılık dönemini bilinçli olarak yapılandırmanın ve sağlıklı, zinde ve başarılı şekilde yaşlanmanın ülkemizdeki en güzel örneği olarak adından söz ettiren GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesi üzerine medyada çıkan haberlerden örnekleri aşağıda sunuyor, tüm meslektaşlarımızı ve öğrencilerimizi bu projeyi desteklemeye davet ediyoruz.

GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesine Basından Örnekler

gatu012017-7

gatu012017-6

gatu012017-5

gatu012017-4

gatu012017-3

gatu012017-2

gatu012017-1

Prof. Dr. İsmail Tufan’ın “En Uzun Yaşayanlar” Belgeseli

Prof. Dr. İsmail Tufan’ın hazırladığı belgeselde Türkiye’nin altı ilinde yaşayan en uzun ömürlü insanlar   uzun yaşamlarının sırlarını anlatıyor. Hürriyet Gaztesinde pazartesi gününden itibaren takip edebilirsiniz.

Hürriyet Gazetesi

Videolar

Video

Türkiye Gazetesi: Türkiye’nin en yaşlı üniversite öğrencileri ders başı yaptı (VİDEO)

Gerontoloji Bölümü Projeleri

Tazelenme Günleri (1) – Gerontoloji Halkla Buluştu

Tazelenme Günleri etkinliğinin birincisi 9 Aralık 2016 tarihinde Erasta AVM’de gerçekleştirildi. Etkinliği 100’ün üzerinde çoğu yaşlı kişi izledi. Prof. Dr. İsmail Tufan ve Dr. Melih Vural’ın sunumları büyük ilgi ve dikkatle takip edildi. Saat 16.00-18.00 arasında yapılan birinci Tazelenme Günleri etkinliği sonrasında 20 kişi daha GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesi’ne adını yazdırdı. Giderek artan bu ilgi toplumumuzda gerontolojik bilgi ihtiyacının da belirgin bir göstergesidir ve “yaşlı üniversitesi” projemizin halkımız tarafından olumlu karşılandığının kanıtlarından biridir.

Yaşam süresi uzadıkta gerontolojik bilgi ihtiyacı da artacaktır. Çünkü bugünün insanı sadece uzun yaşamayı değil, aynı zamanda elde ettiği uzun yaşamı anlamlı ve başarılı bir şekilde sürdürmek ve noktalamak istemektedir. GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesi ve onun bir ürünü olan Tazelenme Günleri, artık gerontolojik bilginin “halkın malı” olduğunu göstermektedir. Gerontolojik bilgilerle “başarılı yaşlanma” şansını artırmak, bedensel ve ruhsal sağlığını en ileri yaşlara, mümkün mertebe “hayatı boyunca korumayı hedefleyen insanlarımızın bu beklentisine cevap vermekten büyük bir mutluluk duyuyoruz” diyen Prof. Dr. İsmail Tufan, önümüzdeki dönemlerde yeni faaliyetlerle gerontolojik bilgileri kamuoyuna taşımaya devam edeceğini vurguladı.

Mavi Ev: Antalya Alzheimer Hasta ve Hasta Yakını Buluşma Merkezi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Ulusal Sosyal Uygulamalı Gerontoloji Derneğini’nin işbirliği ile açılan “Mavi Ev – Alzehimer Hasta ve Hasta Yakını Buluşma Merkezi”, 18. Ekim 2016 tarihinde hizmete başladı. Antalya Büyüksehir Belediye Başkanı Meneders TÜREL’in yaptığı açılışa Antalya’nın önde gelen isimleri katıldı. Antalya halkından da büyük katılım oranı oldu.

Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Başkanı ve Ulusal Sosyal ve Uygulamalı Gerontoloji Derneği kurucu üyesi ve Başkanı Prof. Dr. İsmail TUFAN’ın önerisi, tasarımı ve bakım modeliyle çalışacak olan Mavi Ev’in açılacağının duyurulmasından sonra büyük bir ilginin uyandığı gözlemlendi.

img_7770_bimg_7784_b

Mavi Ev Hakkında Antalyalı Ne dedi?

M.C. (45 yaşında, kadın): “Allah bunu yapandan razı olsun. Çok büyük bir sorun. Annem üç yıldır Alzheimer hastası. Bakımını ben yapıyorum. Mavi Ev’e hemen başvurumu yapacağım. Yerini biliyorum. Harika bir tesis. Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel gerçekten yaramıza merhem olan bir proje başlattı. Allah ona her dilediğini verir inşallah.”

A. S. (39 yaşında, erkek): “Benim ailemde çok şükür Alheimer hastası yok. Ama mahalemizde en az üç Alzheimer hastası yaşlı var. İş yerindeki arkadaşlarla konuştuk. Onların da ya ailesinde yada çevresinde tanıdığı Alzheimer hastası yaşlılar var. Çok faydalı bir girişim. Gerçekten tebrik ediyorum. Son yılların en anlamlı projesi diyebilirim.”

T.K. (56 yaşında, kadın): “Benim dedem Alzheimer hastası olmuştu. Şimdilik bizim ailede yok, ama korkuyorum doğrusu. Banan vefat etti. Annem tek başına oturuyor. Ben de eşimden geçen sene ayrıldım. Annemin Alzheimer’e yakalanacağından gerçekten çok korkuyorum. Ben ona nasıl bakarım? Benden başka çocuğu yok. Çevremde Alzheimer hastaları var. Aileleri perişan halde. Mavi Ev projesi vatandaşın büyük bir sorununa el atmış. Belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Yerinin adamıymış, gerçekten bravo!”

H.C. (67, kadın): “Evladım benim annem 91 yaşında ve bunama hastası. Yanımda kalıyor. Ben de genç değilim ki. Bir sürü hastalığım var. Bel ağrısından şekere, ne ararsan var. Bir de anneme bakıyorum. Kardeşlerim uğramaz oldu yanıma. Zavallı anneciğim beni tanımıyor. Sessiz sakin bir kadındı, hasta haliyle de öyle. Mavi Ev’i duyunca çok duygulandım. İnşallah anneimi alırlar da ben de biraz rahat ederim. Eğer annemden önce ölürsem, hali perişan olacak. Belediye başkanımız Menderes Beye duacıyım.”

Nazilli Yaşlılık Araştırma Projesi

Nazilli’de yaşlanmak bir imtiyaz mıdır? Başka bir deyişle: Nazilli’de yaşlanan insanlar gerçekten daha mı uzun ömürlüdür? Prof. Dr. İsmail Tufan bunun cevabını “Nazilli Yaşlılık Araştırması” kapsamında derlediği verilerin analizi ile verdi. Bu çalışması Nobel Yayınevi tarafından 01.Kasım 2016 tarihinden itibaren kitap olarak yayınlandı.

Yolunuz bir gün Nazilli’ye düşerse, ilin girişinde karşınıza üzerinde şu sözlerin yer aldığı bir levha çıkar: “Dağlarından yağ, ovalarından bal akan ve uzun ömürlü insanların yaşadığı şehir.” Prof. Dr. İsmail TUFAN’ın çalışmalarından hareket ederek Nazilli Belediyesi’nin yazdırdığı bu levhadaki iddia yine Prof. İsmail TUFAN tarafından mercek altına alınıyor ve yaşlanmanın Nazilli’de, diğer yörelere göre gerçekten daha olumlu sonuçlarla bağlantılı olup olmadığı sorusuna ampirik cevap veriyor.

Bir taraftan Nazilli’de yaptığı çalışmalar hakkında bilgi aktarırken, diğer taraftan bilimin keskin kıstaslarından hareket ederek Nazilli Yaşlılık Araştırması’nda (NAYAR) “Nazillili” ve “Nazillili Değil” başlığı altında iki grubu ampirik verilere dayanarak karşılaştıran araştırmacının aktardığı bilgilerden Gerontoloji, yaşlanma ve yaşlılık hakkında da bilgi edinmek mümkün oluyor.

Prof. Dr. İsmail TUFAN hem ampirik araştırmacılığa ilgi duyanları unutmamış, hem de kendi yaşlanmasını ve yaşlılığını anlamak isteyenleri göz önüne alarak bir başucu kitabı ortaya koyuyor.

Merakla okuyacağınız bu kitapta yaşlılığın felsefi açıdan kısa bir tarihçesi, Türkiye’deki demografik değişimler ve bir ampirik araştırmanın nasıl gerçekleştirildiği üzerine pek çok bilgi bulacak ve bunları başka araştırmaları değerlendirirken de kullanabilecek konuma geleceksiniz.

AJANDA 2020

Proje: Türkiye Gerontoloji Ajandası 2020

 24 Konu: Türkiye’de Bilim Dnsanlarının Gözünde Yaslılık Sorunları

Amaç ve Hedef: Türkiye Gerontoloji Ajandası 2020, farklı alanlarda çalısan uzmanlardan olusan bir denek grubu üzerinde gerçeklestirilmis bir arastırmadır. Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü tarafından tasarlanıp yürütülmüstür. Uzmanların yaslılık, yaslanma ve yaslı insanla ilgili görüsleri, planları, talepleri ve tutumları hakkında bilgilere ulasmak üzere yapılmıstır. Arastırmaya on farklı bilim alanından 210 uzman katılmıstır.

Kısa Bilgi: Arastırmanın çıkıs noktasını yasam durumu modeli ve katılımparadoksu-teorisi meydana getirmektedir. Bunlara dayanan sorularda,yaslıların bireysel ve bağlamsal yeterlikleri ve çerçeve kosulları üzerine uzmanların ne düsündüğü ve geronolojik çalısmalara katılma isteği belirlenmistir.
Sonuç: Dstatistiksel analizler, denek grubunda, abartılı denilebilecek pozitif bir yaslı görüntüsünün varlığını göstermistir. Gerontolojik sorunları algılama, bunlara yönelik plan ve önerilerde bulunma, kararlara katılımda istekli görünürlerken, gerontolojik çalısmalara katılımda olumsuz bir eğilim saptanmıstır. Denek grubundaki uzmanların yası yükseldikçe, yaslılara yönelik çalısmalara katılım isteği azalmaktadır.

EMEKLİ DOSTU ANTALYA

Proje: Emekli Dostu Antalya
Konu: Bireylerin güvenli sekilde toplumuna katılımını sağlayıcı, katılımcı vatandas prensibine dayanan, suç eylemlerine karsı aktif mücadele eden vatandasları çoğaltmak üzere Antalya Emniyet Teskilatı tarafından yürütülen bir projedir. Akdeniz Üniversite Fen-Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü, projenin bilimsel boyutuna istirak etmektedir. Suç eylemlerinin sosyal, psikolojik, ekonomik sebepleri arasındaki iliskileri bilimsel teorilere dayanarak analiz etmektedir. Bunun yanı sıra yaslıları suç eylemlerinin kurbanı olmaktan kurtarabilecek bilimsel teorilere dayanan önerilerle projeyi desteklemektedir.
Amaç ve Hedef: Emekli Dostu Antalya, suç eylemlerine karsı bir tepki olarak düsünülmüs olsa da, Gerontoloji açısından aktif yaslanma süreçlerini destekleyen bir projedir. “Aktif vatandas” düsüncesine dayanan bu girisimde, vatandas artık suçun pasif kurbanı olmak yerine buna karsı aktif sekilde mücadele eden kimlik kazanmaktadır. Böylece aralarında yaslıların da yer aldığı sosyal gruplar Antalya ve çevresinde suç eylemlerinin azalmasına direkt katkıda bulunmaktadırlar.
Kısa Bilgi: Yaslıların topluma katılımını sağlamak önemli hedeflerden biridir. Avrupa Birliği 1980’li yıllardan beri bunun üzerinde ciddiyetle durmaktadır. Yaslıların toplumsal alanların hepsine katılabilmesi için gereken kosulu, bireyin güvenliğinin sağlanmasıyla iliskilidir. Yaslıların, soyutlanmıs ve yalnızlıkla geçen bir yasamın kurbanları olmaması için “aktif yaslanma” denilen sürecin baslatılması ve kalıcı hale getirilmesi gerekmektedir.
Sonuç:Suça yönelen kisiler ve gruplar öncelikle kendilerine “zayıf” görünen kisileri kurban olarak seçmektedir. Ülkemizde de sayıları sürekli artan yaslılar, bu açıdan bakıldığında suç eylemlerinin kurbanları arasında yer alabilecek gruplardan biri olarak görünmektedirler. Ancak Emekli Dostu Antalya Projesi kapsamında Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü’nün analizleri suç eylemlerine maruz kalan yaslıların sayısının çok yüksek olmadığına isaret etmektedir. Buna karsın yaslıların, suç eylemlerinin kurbanı olabileceği düsüncesine gençlere göre daha fazla meyilli oldukları saptanmıstır. Uluslar arası bulgularla da uyumlu olan bu “çeliski”, yaslıların topluma katılımını önemli ölçüde engelleyen bir faktördür. Bu yüzden yaslıların sübjektif algılamalarına dayanan, ama objektif açıdan düsük bir olasılık olarak karsımıza çıkan bu kaygının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu da koruma ve kollama altında oldukları düsüncesinden hareket etmelerini sağlamayı gerekli kılmaktadır. Öte yandan suç eylemlerinin giderek arttığı da bilinmektedir. Bu ise sosyal kontrolün daha etkin olmasını sağlamayı zorunlu kılmaktadır. Basarıyla uygulanan sosyal kontrol ile suç eylemlerin azalacağından hareket edilmektedir.

GEROATLAS

Proje: Birinci Türkiye Gerontoloji Atlası (GeroAtlas©)
 25 Konu: Türkiye’de yaslıların objektif yasam kosulları ve bunlara bağlı sübjektif yasantıları

Amaç ve Hedef: Birinci Türkiye Gerontoloji Atlası, Türk yaslısının yasam kosullarını tespit etmek, bunların nedenlerini belirlemek ve açıklamak üzere tasarlanmıs bir arastırma projesidir.

Kısa Bilgi: Ünlü gerontolog Paul B. Baltes’in dediği gibi yaslılığın bir ağlayan bir de gülen yüzü vardır. Objektif durumlar, yani farklı düzlemlerle bağlantılı algılanabilen yasam kosulları, yaslılığın simasını belirgin sekilde değistirmektedir. Objektif yasam kosulları, yaslanma süreçlerine ve yasam kalitesine etki ederken, yaslılıkta sadece bunlar yeterli gelmemektedir. Yaslılık, aynı zamanda insanın iç dünyasında cereyan eden yasantılarla da bağlantılıdır. Dolayısıyla yaslılığa güler yüzlü bir sima kazandırabilmenin yolu, yaslılığın hem algılanan hem de algılanamayan boyutlarına erisebilme ve bunlara etki edebilme ile bağlantılıdır. Kısa adı ie GeroAtlas© arastırması, bu açıdan önemli bilgilere erismeyi sağlayacak niteliktedir.
Sonuç: Bu yıl sona erecek olan arastırmaya 2005 yılında baslanmıstır. Yası 60 ve üzerindeki 3500 kisiyle baslayan arastırma sürecinde deneklerin bir kısmı artık aramızda değillerdir. Bilgi ve tecrübelerini aktararak, bir bakıma hala “hayattadırlar”. Sorularımıza verdikleri cevapların analizlerinden ilk sonuçlar ortaya çıkmaya baslamıstır. Yakında sonuç raporu sunulacağı için bulguları simdilik burada aktarmayı uygun görmüyoruz. Fakat sonuç raporu yayınlandıktan sonra sitemizde GeroAtlas’ın bulgularını sitemizde yayınlayacak, sizleri Türk yaslısının objektif yasam kosulları ve sübjektif yasantıları hakkında bilgilendireceğiz.
SOLMAYAN GÖNÜLLER
Proje: Solmayan Gönüller
 26 Konu: Yaşı 100 ve üzerindeki insanlar

Amaç ve Hedef: “Solmayan Gönüller” adı altında yapmayı planladığımız proje ile yaşı 100 ve üzerindeki bireylerle görüşmek, onların yaşam dünyalarını keşfetmek istiyoruz. Yaşam tecrübelerini dinlemek, kendileri açısından çıkardıkları sonuçları öğrenmek ve topluma faydalı olacak şekilde bunlardan yeni perspektifler kazanmak amacıyla projeyi hayata geçirmeyi düşünüyoruz.

Kısa Bilgi: İleri yaşlılık dediğimiz olgu yaşı 100 ve üzerindeki insanların çoğalmasına yol açmaktadır. Bu da üç ve dört kuşağın bir arada yaşadığı bir toplumun ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bilimsel bulgular yaşam süresinin uzamaya devam edeceğini, “asırlık” yaşamların, toplumun normalleri arasına gireceğini göstermektedir. Genel kanıya göre yaşlanmak, verimlilik ve yeterlik kayıplarına yol açan, insanı sosyal, psikolojik, bedensel ve ekonomik açıdan çevresine bağımlı kılan bir süreçtir. Yaşlılığı bu şekilde algılama devam ettiği sürece, yaşlılık anlamlı bir yaşam dönemi olmaktan uzak kalacaktır. Verimlilik ve yeterlik, sadece ekonomik üretimle bağlantılı değillerdir. Her ne kadar yaşlanma sürecinde kayıplar verilse de, yaşlıların genç kuşaklara aktaracakları daha pek çok şeyin bulunduğuna inanmaktayız.

Proje henüz tasarım aşamasındadır. Başlama ve bitiş tarihleri kesinleşmemiştir. Şu anda proje kapsamında görüşülecek yaşlıların tespit edilmesi, randevuların ayarlanması ve literatür incelemeleri gibi çeşitli hazırlıklar yapılmaktadır.

 TAMAMLANMIŞ PROJELER

DİE’nin 2003 Yılında Engelliler Hakkında Elde Ettiği Veriler

“Bakıcı Kadın” Projesi. Avrupa Birliği Merkezi Finans ve İha

AVRUPA BİRLİĞİ DOKTORA PROGRAMI

Doktora başvuru formu

Tamamlanmış projeler

3.Sağlıklı ve Uzun Yaşam Yürüyüşü

Tanıtım videosu için tıklayınız

16 Kasım 2013 tarihinde yapılacak olan
Sağlıklı ve Uzun Yaşam Yürüyüşü’ne HOŞ GELDİNİZ. Ayrıntılı Bilgi için tıklayınız


Vücudunuz kaç yaşında? Metabolizmanız nasıl çalışıyor?

Gerontoloji Bölümünde ücretsiz etkinlikler kapsamında 4 Kasım 2013 tarihinden itibaren vücut analizi ölçümü yaplacaktır.

Vücut analizi ölçümü  *tanıtmı videosu      Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.


100

Newly published by Policy Press in 2013, the timely text “Ageing in the Mediterranean” is a compilation of scholars and researchers in the field of ageing policy in the Mediterranean Region.

Among distinguished scholars such as Dr. Ester Ieocovich of Israel and Dr. Giovanni Lamura of Italy to name just a few, we are pleased that our own, Associate Professor Dr. Özgür Arun, contributed the chapter representing Turkey called: “Ageing in Turkey: the Peter Pan syndrome?”

Dr. Arun insightfully uses author J.M. Barrie’s legendary character Peter Pan and his Neverland to challenge the myth under which much of Turkey’s population appears to live, assuming that like the inhabitants of Neverland it’s population will not age and somehow like Peter Pan, all will remain young.

In this chapter, Dr. Arun addresses the following three research questions, namely: “what is the course of ageing in its barest form and basic meaning in Turkey? What are the conditions of older adults based on sociological factors such as daily life, gender, marital status, education, work and income, health, and religion and ethnicity? What is the perspective of the state in Turkey towards ageing in the realm of social policy? (p. 297).

For answers to these pertinent questions regarding the state of ageing in Turkey, check out Dr. Arun’s “Ageing in Turkey: the Peter Pan syndrome?” in a copy of Ageing in the Mediterranean today.

Policy Press tarafından 2013 yılında yayınlanan “Ageing in the Mediterranean” başlıklı kitap Akdeniz Bölgesi’nde yaşlılık politikaları alanında çalışmalarda bulunan seçkin akademisyenlerin yazılarından bir derlemedir.

Bu kitap içerisinde İsrail’den Dr. Ester Ieocovich, İtalya’dan Dr. Giovanni Lamura gibi seçkin akademisyenlerin yanında, bölümümüz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Arun’un “Ageing in Turkey: The Peter Pan Syndrome?” başlıklı çalışmasıyla Türkiye’yi temsil etmesinden mutluluk duymaktayız.

Dr. Arun; çalışmasında J. M. Barrie’nin hiç yaşlanmayacak efsanevi karakteri Peter Pan’a atfen; Türkiye’nin genç ve dinamik bir nüfusu olduğunu düşünerek, bunun değişmeden hep böyle kalacağına inananları Peter Pan Sendromu’ndan muzdarip olarak değerlendirmektedir. Zira ne Türkiye Neverland’dir, ne yurttaşları Peter Pan. Tüm çocuklar yaşlanır. Türkiye’nin çocukları da her geçen gün hızla yaşlanmaktadır.

Bu bölümde Dr. Arun şu üç önemli araştırma sorusuna işaret etmektedir: “En yalın ve temel haliyle Türkiye’de yaşlılığın seyri nedir? Toplumsal cinsiyet, eğitim, iş ve gelir, sağlık, din ve etnisite gibi sosyolojik göstergeler temelinde yaşlıların içinde bulundukları koşullar nelerdir? Türkiye’de devletin sosyal politika açısından yaşlanmaya bakış açısı nedir? (p. 297)

Türkiye’de yaşlılık ve yaşlanmanın temel dinamikleri ile ilgili bu soruların yanıtları için Dr. Arun’un “Ageing in the Mediterranean” kitabını edinip “Ageing in Turkey: The Peter Pan Syndrome” bölümünü inceleyebilirsiniz.

Arun, Ö. (2013). Ageing in Turkey: The Peter Pan Syndrome? In J. Troisi & H. J. von Kondratowitz (Eds.), Ageing in the Mediterranean (pp.301–328). London: Policy Press.

Misyon

Temel bilimlerin ve hümanitas kavramının evrensel ilkelerinden hareket eden Fakültemizin misyonu ‘quare verum / gerçeği araştırmak’tır. Bunu yaparken, gerek Temel gerekse Sosyal bilimler açısından ‘rerum causas cognoscere / olayların nedenlerini düşün’, kaidesinden hareketle uluslararası düzeyde eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunmak ve bilimsel üretim yapmaktır.

Vizyon

Atatürk İlke ve Devrimleri’ni rehber edinmiş, bunların kararlılıkla Türk Sosyal Hayatı’nda uygulanması için Temel ve Sosyal bilim alanlarını kullanarak harekete geçirmektir. Bu şekilde Temel ve Sosyal bilimlerin evrensel ilkelerinden hareketle, Birim bünyesindeki Öğretim Elemanı ve öğrencilerinin uluslararası bir bilinç ve eğilime sahip olmalarını sağlamaktır.Fakültemizin amacı, bugünün olduğu kadar geleceğin dünyasında da başarı koşullarını kavramış bireyler olarak yetiştirmek, Hedefimiz, araştırma faaliyetleri yapan; bilgi üreten, ürettiği bilgiyi bilimsel yarara dönüştüren; duyarlı, ilgili ve uluslararası konum kazanmış bir fakülte olmak.Ulusumuzun geleceği olan gençlerimizi laik, demokratik Cumhuriyetimizin çağdaş değerlerine sahip, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, ilkeli, Özgüveni ve sosyal çevreyle işbirliği içinde hareket eden bireyler olarak yetiştirmek ve çağdaş bilgilerle donatmak.

İletişim

Adres:
Akdeniz Üniversitesi - Edebiyat Fakültesi, Dumlupınar Bulvarı 07058 Kampus Antalya / TÜRKİYE
Tel: 0242 310 23 34
Tel: 0242 310 22 87 (Fax)